Yusuf Alpaslan Özdemir

Yusuf Alpaslan Özdemir

Eleştiri sorumluluğu

Eleştiri sorumluluğu

Bizim için en uygun, iyi şeyleri hesaplıca almak ve kullanmak isteriz. Büyük beklentiler içine girerek aldığımız metaların sanıldığı gibi çıkmaması her bakımdan alıcısını üzer. Okumalarımız için de durum böyledir. Beklentiyi boşa çıkaran kitaplar hem zaman, hem de emek kaybıdır.

İşte bu noktada eleştiri müessesesi devreye girer, girmelidir. Yayın okyanusunda niteliği üst düzey çalışmaları seçmek en kıymetli sermayemiz zaman mefhumu açısından çok büyük önem arz eder. Belli menfaatler içerisinde, övgüden geçilmeyen, çalakalem vücut bulan eleştiri yazılarının bu safhada hiçbir ehemmiyeti olmaz. Oysaki iyi bir eleştiri yazarı da, okuru da geliştirir.

Okura da çok iş düşer nitelikli edebiyat hususunda. Çok yönlü okumalar, ideolojik körlüğe saplanıp kalmamak gerekir. Eleştirmeninse menfaat ilişkileri çerçevesinde yanlış yönlendirmesi, yersiz abartma ve yok sayması affedilmez bir tutumdur.

Misallerle somutlaştıralım yargılarımızı…Selçuk Altun’un ‘Kitap İçin’leri sayesinde öğrendiğimiz Elif Şafak, Zülfü Livaneli hakikatleri meselâ. Alınmamış övgü ve ödülleri fark edemeyecek, kaliteyi ararken gölde boğulup gidecektik belki de. İsimleri çoğaltmak mümkün, Ahmet Altan örneğin, yahut Nilgün Bodur vb.

Söylediklerimiz sadece bu çağa özgü değil. Bir dönemin otoritesi, roman eleştirmeni Fethi Naci’nin parlatmaya çalıştığı Kaan Arslanoğlu gibi kaç isim yarınlara kalmayı başardı? Hiç sorduk mu kendimize; Kim neden ön plâna çıkarılmaya çalışıldı?

Örneklere devam edelim… Mehmet Erdoğan’ın ‘Edebiyat ve Eleştiri Yazıları’nı okumadan övgülere mazhar olmuş pek çok kült ismin arızalı hallerini aklımıza getirebilir miydik?

Daha geniş pencereden bakalım… Neden beğendiğini yerli yerince ortaya koymayan Nurullah Ataç’lar yanında Hüseyin Cöntürk’ü okumasaydık nesnel eleştirinin, bilginin ve de detaylı tahlillerin farkına varabilir miydik? Mehmet Kaplan’a kulak vermeseydik edebi tahlil metotlarını bilmeden üstünkörü tahlillerde debelenip durmayacak mıydık?

Adil eleştirmenin çabası yanında okurun tetikte olması gereken bir başka durum da edebiyat çeteleri, ahbap çavuş ilişkileridir. Aksi takdirde okurun iyi eseri vasat eserden ayırması imkân dahilinde olmayacak ve sözde eleştirmenin oyunlarına alet olacaktır. Zannımca bu durumu günümüzde en çok gelişmeden çok, yığılmadan bahsedebileceğimiz hikâye türüne gönül verenler yaşamaktadır.

İyi edebiyat, iyi okur ve yazar için adil ve yapıcı eleştiri şarttır. O yüzden eleştiri kurumunun üstüne titremeliyiz. Bu herkesin hayrına olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yusuf Alpaslan Özdemir Arşivi
SON YAZILAR